Ambalajın ilk işlevi korumadır. Taşıma sırasında oluşan ezilme ve sürtünme, ürünün raf ömrünü kısaltır ve görünümünü bozar. Yeterli dayanımı olmayan, aşırı doldurulmuş veya havalandırma delikleri yetersiz kasalar, ürünün daha depoya varmadan değer kaybetmesine yol açar.
İkinci işlev bilgi taşımaktır. Ambalaj üzerinde ürünün cinsi, sınıfı, miktarı, üretim yeri ve künye bilgisinin bulunması gerekir. Bu bilgiler hem mevzuatın gereğidir hem de alıcının malı görmeden değerlendirebilmesini sağlar.
Kalite sınıflandırması, sektörün ortak dilidir. Ürünler genel olarak ekstra sınıf, birinci sınıf ve ikinci sınıf şeklinde derecelendirilir. Bu sınıflandırma; ürünün boyu, rengi, olgunluk düzeyi, şekil düzgünlüğü ve kusur oranı gibi ölçütlere dayanır. Boylama ve tasnifin özenle yapılması, aynı bahçeden çıkan ürünün farklı fiyatlardan değerlendirilmesini sağlar.
Uygulamada sık karşılaşılan bir hata, kasanın üst sırasına iyi ürün, alt sıralarına düşük kaliteli ürün konulmasıdır. Kısa vadede fiyat avantajı sağlıyor görünen bu davranış, alıcı güvenini kalıcı olarak zedeler ve bir daha telafi edilemeyecek biçimde ticari ilişkiyi bitirir.
Ambalajın tekrar kullanımı yaygın bir uygulamadır ve ekonomik olarak anlamlıdır; ancak temizlenmeden kullanılan kasa, bir önceki üründen kalan küf ve bakteriyi yeni ürüne taşır. Kasaların düzenli yıkanması ve kırık olanların ayrılması, maliyeti çok düşük fakat etkisi yüksek bir önlemdir.
Ambalaj atıklarının yönetimi de giderek önem kazanmaktadır. Toptancı hallerinde oluşan atığın ayrıştırılması ve geri kazanıma yönlendirilmesi, hem çevresel bir sorumluluk hem de artan bir mevzuat gereğidir.
Ürün bazında geçerli standartlar ve ambalaj kuralları ilgili tebliğlerle belirlenmektedir. Ticaret yaptığınız ürün grubuna ilişkin güncel standardı kontrol etmenizi öneririz.